AnasayfaSAĞLIK

Kökeni doğal olanın kendisi de doğal mıdır ?

Kökeni doğal olanın kendisi de doğal mıdır?

Ürünlerin tanıtımında çok sık duyduğumuz bir slogandır; “Doğal kökenli” ama içeriğine göz attığımızdaysa kimyasal birçok madde olduğunu görürüz. Bunun nedenini markalarının çıkış felsefesi doğallık olan ve sloganları da “Doğal Kökenli Değil, Gerçekten Doğal” olan INCIA’dan öğrenelim istedik.

Eskiden ürünlerin bileşenleri hakkında çok fazla bilgi sahibi değildik ve çok da sorgulamazdık. Bunun en önemli nedenlerinden biri bilgi eksikliğiydi. Fakat günümüzde hem teknolojinin ilerlemesi hem de bilinç seviyesinin artması bu konuda neyin bizler için daha iyi olduğunu anlar olduk. Markalarda kendi kimliklerini bu yönde revize etmek zorunda kaldı. Özellikle beslenmemiz ve cildimiz konusundaki hassasiyetimiz çok daha gözler önüne çıktı. Cildimiz için beklentilerimiz sadece iyi görünmemize fayda sağlasın olurken şimdi cildime şu an ve ileri vadede zararı olmasın oluyor. Bu yüzden katkı maddesi içermeyen ürünlere karşı yönelim daha fazla. İşte ürün yelpazesinin bu şekilde kurgulayan ve çıkış amacı da bu olan bir markadan bahsedeceğim. INCIA Pazarlama Müdürü Doğa Desen Yılmaz ile INCIA ürünlerini konuşacağız.

Sloganınız “Doğal Kökenli Değil, Gerçekten Doğal” bununla tam olarak kastedilen nedir? Doğal kökenli ile gerçekten doğalın farkını bize anlatır mısın? Öncelikle bunu anlatalım sonra da INCIA’dan bahsedelim isterim.

Doğal kökenli ürün ile %100 doğal ürün tamamen farklıdır. Çünkü doğal kökenli demek; kökeni doğal olan bir hammaddenin kimyasal bir işlemden geçerek kimyasal bir hammaddeye dönüşmesidir. Dolayısıyla tam açılımı doğal kökenli sentetik / kimyasal hammadde demektir. Günümüzde doğallık tercih edilen bir unsur olduğu için doğal olmayan ürünlerde bile bu şekilde doğal algısı yaratılıyor ve tüketicinin kafası karıştırılabiliyor.

Tamamen doğal ürünler üretebilmek çok zor ve maliyetli. %100 doğal hammaddeler sentetik hammaddelerden kat kat pahalı ve az bulunur. Ayrıca doğal üründe raf ömrü sağlamak da son derece zor. Sentetik koruyucular, emülgatörler, sürfektanlar kullanıldığı zaman hem Ar-Ge formülasyon geliştirme aşamaları hem de fabrika boyutunda üretimleri doğal ürünlere kıyasla çok daha kolay. Ar-Ge ve üretim süreleri, maliyetleri, cihaz yatırımları çok daha düşük.

Biz INCIA olarak Yıldız Teknik Üniversitesi Teknokent’te bulunan Bio-Ar-Ge’nin patentli koruyucuları ve buluşları sayesinde raf ömrü de olan %100 doğal ürünler yapabiliyoruz. INCIA markamızın tüm ürünlerinin %100 doğal olmasını, aynı zamanda performansının da yüksek olmasını yıllar süren Ar-Ge süreçlerine ve önemli yatırımlarımıza borçluyuz. En önemlisi biz aslında %100 doğal ürünler üretmeyi, tüketicimize ve yeni nesle bir borç olarak görüyoruz. Geleceğe kimyasallarla kirlenmiş, balıksız denizler, hava ve toprak bırakmak istemiyoruz.

Yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucu ortaya çıkan doğal ürünler. Bu çalışmaların yapıldığı ortamdan ve de geçtikleri prosedürlerden bahseder misiniz?

Ürünlerin gerçekten doğal olabilmesi için kullanılan tüm hammaddelerin %100 doğal olduğunun kanıtlanması ve bu doğrultuda yüksek teknoloji analiz cihazlarının alınması gerekiyor. Bu analiz cihazları ile bize gelen hammaddelerin %100 doğallığını test edebiliyor, %99 doğal olan hammaddeleri bile reddediyoruz. Ayrıca ürün formülasyonlarında kullanılan kritik doğal hammaddelerin (koruyucuların, aktiflerin, bitkisel ekstrelerin, surfaktanların) firma bünyesinde üretilmesi son derece önemli. Kritik hammaddelerimiz bu yüzden dışarıdan alınmıyor ve Bio-Ar-Ge tarafından üretiliyor. Her bir ürünümüz hammadde sürecinden son üretim sürecine kadar 355 ayrı teste tabi tutuluyor. Yeşil üretim prosedürleri ile üretim, kullanım ve kullanım sonrasında doğanın geri kabul etmeyeceği hiçbir zararlı atık ortaya çıkarmıyoruz.

Yeşil üretim teknikleri ile kastedilen nedir ve siz bunu nasıl kullanıyorsunuz?

Yeşil üretim, kimyasal maddelerin kullanımını ortadan kaldıran ürünlerin ve süreçlerin tasarımıdır. Kimyasal bir ürünün tasarımı, üretimi, kullanımı ve nihai bertaraf dahil olmak üzere yaşam döngüsü boyunca geçerli olan üretim, sürdürülebilir kimya olarak da bilinir. Yeşil üretim; moleküler düzeyde kirliliği önler, tek bir kimya disiplini değil, kimyanın tüm alanlarına uygulanan bir felsefedir. Gerçek dünyadaki çevre sorunlarına yenilikçi bilimsel çözümler uygular. Kimyasal ürün ve işlemlerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltır. Mevcut ürün ve süreçlerden kaynaklanan tehlikeyi ortadan kaldırır.

Ürün gamında neler bulunuyor?

INCIA olarak 5 ana kategoride yer alıyoruz; Kişisel Bakım, Anne-Bebek Bakım, Yaz Bakım, Sabun ve Aromaterra Serisi. Bu kategorilerde toplam 50 civarında tamamen doğal ürünümüz bulunuyor.

En çok tercih edilen ya da en çok öne çıkan ürünleriniz hangileri?

Tüm ürünlerimiz tabii ki tamamen doğal olmasıyla öne çıkıyor fakat anne ve bebek bakım kategorisindeki ürünlerimiz bebeğe ve anneye zarar vermemesiyle daha çok dikkat çekiyor. Bir annenin ihtiyacı olacak neredeyse tüm bakım ürünlerini %100 doğal olarak karşılayabiliyoruz. Bebeği doğar doğmaz onu kimyasallarla tanıştırmasına gerek kalmıyor. Böylece annelerimizin de içi daha rahat oluyor. Tabi ki aslında kimyasala maruz kalmak bildiğiniz gibi anne karnından başlayabiliyor. Annenin o dönemde kullanacağı ürünlerin doğal olması da çok önemli. Bu yüzden hamilelikte özellikle doğal roll-on kullanımına dikkat çekiyoruz. Doğal karın çatlak kremi de annelerimiz için çok kıymetli olan ürünlerimizden biri.

Dağıtım kanalınız nasıl işliyor?

INCIA öncelikle bir eczane markasıdır. Tüketiciler yaygın veya bayii eczanelerden ürünlerimize kolaylıkla ulaşabilir. Ayrıca markamızı daha hızlı duyurabilmek ve pandemi şartlarında tüketiciye daha kolay ulaşabilmek adına incia.com web sitemizi de açtık. Buradaki ana hedefimiz satıştan çok ürünlerimizi tüm detayları ile tüketicimize şeffaflıkla tanıtabilmek oldu.

Tüketiciye yönelik avantajlarınız ve sürprizleriniz oluyor mu, var mı?

Özel dönemlerde tüketicilerimize özel sürprizlerimiz oluyor. Örneğin; okula dönüşte hediyeli bir okula dönüş setini birçok eczanemizde konumlandırdık. Yine Ekim ayı itibariyle tüm INCIA satan eczanelerde 3 al 2 öde kampanyamızı başlattık. Kasım ayında ise yine tüketicimize özel indirim kampanyaları planlıyoruz.

Geri dönüşler nasıl ve bunlara dönüşleriniz nasıl oluyor?

INCIA olarak tüm ürünlerimizin tamamen doğal olması ve buna rağmen performanslarının da çok iyi olması nedeniyle çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Birçok ünlünün, doktorun, eczacının ürünlerimizi kullandığını memnuniyetle duyuyoruz. Sektörde başka %100 doğal bu kadar geniş ürün gamı olan bir marka olmadığı için ürünlerimizi bir kez deneyimleyenler sürekli INCIA tüketicisi haline geliyor. Bu güven tabii ki bizi de INCIA ekibi olarak daha çok motive ediyor.

Uzman kadronuz sahada nasıl hareket ediyor?

Bölge sorumlularımız, satış ve pazarlama stratejilerine uygun şekilde sahada eczacı ve uzmanlarla iletişime geçiyor. Gözlemlediği, yapılabilecek çalışmaları veya satış noktalarından gelen talepleri yönlendiriyor. Daima hedef odaklı çalışıp, pazarlama olarak da yapacağımız aktivitelerde saha ekibini her zaman destekleyerek hareket ediyoruz.

Pandemi sizleri nasıl etkiledi? Stratejilerinizde değişen şeyler oldu mu?

Pandemide dijitalleşmenin önemini çok daha iyi anladık. Dijital pazarlama yatırımlarımızı arttırdık. Tüketiciler, pandemiyle birlikte dijitalleşen markaları tercih ettiğini düşündüğümüz için dijitaldeki müşteriyle doğrudan ve etkili iletişim kurmayı çok önemsedik.

2021 nasıldı, 2022 için hedefleriniz oluşmaya başladı mı?

2021 pandemi nedeniyle zorlu bir yıldı. Ancak zorluklardan daha güçlenerek çıkan markalardan biri olduğumuzu düşünüyoruz. Tüketicinin değişen ihtiyaçları ve pazarın değişen dinamiklerini doğru analiz edip ona göre strateji üretmeye çalıştık. 2022 için hedefimiz medikal çalışmalarımıza ağırlık vermek olacak. Ürünlerimizi ilgili hekimlerimize daha çok tanıtmayı ve tavsiyeleri ile güçlenmeyi hedefliyoruz. Anne bebek kategorisi bizim için çok önemli. Bu alanda bazı hedeflerimiz mevcut. Ayrıca sosyal sorumluluk alanında da bazı çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Ürünlerimizi doğal ürün tüketimini önemseyen tüm tüketicilere ulaştırabilmek ise 5 yıllık en önemli hedeflerimizden biri.

Son olarak sizlerin eklemek istediği bir şeyler var mı?

Tüketicilerin doğal ürün nedir, ne değildir konusunda bilinçlenmesi dünyanın geleceği açısından çok önemli. Çünkü bu kadar yoğun kimyasal ürün tüketimi ne kendi sağlığımız ne de doğanın sürdürülebilirliği açısından kabul edilebilir değil. Özellikle annelerde bu bilinç daha hızlı oluşuyor. Ancak tüm insanları aldıkları her ürünün üretim sürecinde denizlere, yer altı sularına, toprağa karışan kimyasal atıkları, kullanım sonrasında atık sularda oluşacak kimyasal kirliliği ve uzun dönemde kendi vücutlarına verecekleri zararları detaylıca düşünmeye davet ediyoruz. Bu konuda farkındalık oluşturmak bizim ana misyonumuz. Umarız çocuklarımızın geleceği ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği için tüketicimiz kullandığı ürünlerle ilgili en kısa zamanda daha çok bilinçlenir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu