AnasayfaGenelRÖPORTAJ

Bayer Tüketici Sağlığı Değer Yaratmaya Devam Edecek

 

 

Dermatoloji, takviye edici gıdalar, sindirim sistemi sağlığı ve soğuk algınlığı kategorilerindeki portföylerini yeni inovasyonlarla her geçen gün artırdıklarını belirten Sercan Yayla, “Amacımız sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği, tüketicilerimizin sahiplendiği ve severek kullandığı markalar yaratmaya devam etmek.” dedi.

 

Sindirim sisteminden dermatolojiye, takviye edici gıdalara kadar tüketici sağlığı alanında birçok ürünü bulunan Bayer, 2022’de yaygın dağılım ve yükselen penetrasyon trendlerini sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Bayer Tüketici Sağlığı Satış Direktörü Sercan Yayla, 2021’i değerlendirirken 2022 hedeflerini ve çalışmalarını OTC Plus Dergisi’ne anlattı…

 

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz? Bayer’deki göreviniz nedir?

Lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nde aldıktan sonra Bilgi Üniversitesi’nde finans alanında yüksek lisans programını tamamladım. Kariyerime ilk olarak 2006’da L’Oreal’de başladım, sonrasında Ernst & Young, Henkel, GlaxoSmithKline ve SC Johnson şirketlerinde satış ve pazarlama alanlarında çalıştım. 2019’da yolum Bayer Tüketici Sağlığı ile kesişti. Ticari Pazarlama ve Satış İnovasyonu Direktörü olarak başladığım görevime sonrasında Eczane Kanalı Satış Müdürü olarak devam ettim.

1 Temmuz 2021’den bu yana ise Bayer Türkiye Tüketici Sağlığı Satış Direktörlüğü görevini sürdürmekteyim. Marka stratejisine uygun, müşteri odaklı satış planının oluşturulmasından sorumlu Satış Departmanı’na liderlik ediyorum. 3 yılı aşan serüvenimde ekip arkadaşlarımla yaşamı iyileştirmenin peşinde büyük bir heyecanla çalışıyorum.

Bayer olarak sağlık alanında birçok farklı bölümde çalışmalarınız bulunuyor. Tüketici sağlığı ve cilt bakım ürünleri açısından 2021’i nasıl değerlendiriyorsunuz?

2021’deki resmi, bir adım daha geriden okumamız gerektiğini düşünüyorum. 2020’de tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi nedeniyle, koruyucu sağlık ve bağışıklık desteklerine olan ilgi ve talep oldukça arttı. Bu durum da hem gıda takviyelerinin pazar payının yükselmesini sağladı hem de pazarı yeniden şekillendirdi. 2021’e geldiğimizde ise; normalleşme ile beraber sosyal hayata ve ofislere kademeli dönüşe rağmen tüketici sağlığı pazarının hala dinamizmini koruduğunu söyleyebiliriz. “Kendine iyi bakma” bilinci oluştu, iyi yaşam, kilo yönetimi, gıda takviyeleri, spor beslenmesi gibi trendler tüm dünyayla paralel olarak Türkiye’de de yükselişe geçti. 2021’de 1200 yeni ürün piyasaya eklendi ve pazara giren ürünler için yapılan lansmanların yaklaşık yüzde 40’ının gıda takviyeleri segmentinde gerçekleştiği görüldü. Tüm bu gelişmelerin sektöre yapılan yatırımı ortalama yüzde 50 artırdığını belirtebiliriz. Biz de buradaki dinamizmi ve tüketicilerin ihtiyaçlarını iyi okuduk ve uygun analizlerle güzel sonuçlar elde ettik. Pazarda lider konumda bulunan birçok markamız var.

Gıda takviyelerinin yanı sıra pandemi ile artan hijyen ihtiyacı dermatoloji kategorisini de yeniden şekillendirdi. Tüketiciler cilt bakım rutinlerinde el, yüz ve dudak nemlendiricilerine daha fazla ihtiyaç duymaya ve bu ürünleri daha sık kullanmaya başladılar. Bu da taleplerde artışa sebep oldu. E-ticarette cilt bakım ürünlerinin satışları giderek hızlandı ve en çok büyüyen kategoriler arasına “kişisel bakım” ve “bebek” kategorileri dahil oldu. Bu dönemde, hızlı teslimat kanallarında ilk kez cilt bakım ürünlerine yer verilmeye başlandı.

Tüketici sağlığı pazarının ana trendleri dermatolojiye de yansıdı. Doğa dostu, sürdürülebilir, zararlı madde içermeyen ürünler daha fazla ilgi görüyor. Kendi portföyümüzde de bu yıl önemli atılımlar yaptık. Bu yıl cilt bakım ürünlerimiz açısından oldukça hareketli geçti. Derma Yüz Bakım Serisi ile ilk kez “yüz bakım” kategorisine, Bepanthol Eye ile ilk kez “göz sağlığı” kategorisine giriş yaptık. Özetle geride bıraktığımız yılı, Bayer Tüketici Sağlığı açısından oldukça parlak bir yıl olarak değerlendirebilirim.

2022 ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Tüketici Sağlığı Bölümü olarak bireylerin hayat kalitelerini artıran ve önlenebilir sağlık problemlerine karşı çözüm getiren ürünler sunuyor, ‘koruyucu sağlık’ odaklı projeleri hayata geçiriyoruz. Amacımız sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği, tüketicilerimizin sahiplendiği ve severek kullandığı markalar yaratmaya devam etmek.

Ayrıca 2022’de öncelikle, pazarımızın en önemli ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz sağlık okuryazarlığını geliştirmek ve koruyucu sağlık bilincini arttırarak halk sağlığına katkıda bulunmak üzere çalışmalara devam edeceğiz. 2017’de pratik sağlık, iyi beslenme gibi konularda uzmanlarımızın oluşturduğu içeriklerin bulunduğu 365gun.com, ardından çocukların da basit temel sağlık bilgilerini oynarken öğrenebileceği Teneffüste Sağlık projelerimizi hayata geçirmiştik. 2021’de ise sağlık okuryazarlığına dair bilgileri ülkemizin gündemine net bir şekilde getirmeye karar vererek 22 Ekim tarihini “Sağlık Okuryazarlığı Günü” olarak ilan ettik. Böylece sağlık okuryazarlığı ile ilgili bugüne kadar yaptığımız tüm projeleri tek bir çatı altında toplayarak bu özel günü sahiplenmiş olduk. Ayrıca yine toplum sağlığını korumak vizyonumuz çerçevesinde, tüketicilerin takviye edici gıdalar konusunda doğru yönlendirilmesi, halk sağlığının korunması ve bu konunun en önemli neferlerinden olan eczacıların desteklenmesi amacıyla İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ile “Tavsiyen Eczanede” projemizi hayata geçirdik ve hatta bu yıl da yeni modüllerle ikinci fazını devam ettiriyoruz. Bayer olarak içinde bulunduğumuz topluma katkı sağlamak, sağlık hizmetleri, gıdaya erişim ve sosyal gelişim gibi konularda destek sunmak en büyük önceliğimiz. Uzun vadeli projelerle bu amaca hizmet etmek için çalışıyoruz.

Satış stratejileriniz açısından 2022’de öncelikleriniz nelerdir?

Dermatoloji, takviye edici gıdalar, sindirim sistemi sağlığı ve soğuk algınlığı kategorilerindeki portföyümüzü yeni inovasyonlarla her geçen gün artırıyoruz. Satış olarak öncelikli hedefimiz; her zaman olduğu üzere güçlü ürün gamımızla müşterilerimizle beraber ortak değer yaratmak. Bunu yaparken de alışverişçimiz ve tüketicimiz için anlamlı bir hikâye kurgulamaya odaklanıyoruz. Ürünlerimizi doğru dağılım ve mağaza içi görsellik stratejileri ile alışverişçilerimize ulaştırıyoruz. 2021 hem dağılım hem de hane halkı penetrasyonu açısından; rekorlara imza attığımız bir yıl oldu, şimdi hedefimiz bu yaygın dağılım ve yükselen penetrasyon trendimizi sürdürülebilir hale getirmek.

Tüm çalışmalarımızı sektörel gündemi yakından takip ederek ve tüketici ihtiyaçlarını dikkate alarak gerçekleştiriyoruz. Yetkin ve tecrübeli bir pazarlama ekibiyle marka stratejisi ve planlarımızı geliştiriyor, güçlü satış teşkilatımız ile tanıtım, eczane ve modern ticaret kanallarında uygulamalarımızı başarılı bir şekilde gerçekleştirmeye odaklanıyoruz. Bu doğrultuda; 2022 yılında da günümüz zorlu pazar koşullarında müşterilerimiz için değer yaratmaya devam edeceğiz.

Tüketici sağlığı kategorisinde hangi ürünleriniz bulunuyor?

Tüketici Sağlığı markalarımız ile yüksek bilinirliğe ve güçlü pazar payına sahibiz. Markalarımız; bilim temelli etkisi, kalitesi ve güvenilirliği için tercih ediliyor. Ürün portföyümüz dermatoloji, takviye edici gıdalar, sindirim sistemi sağlığı ve soğuk algınlığı kategorilerinde yer alan ürünlerden oluşuyor. Başlıca markalarımız; dermatoloji kategorisinde oldukça bilinen markamız Bepanthol, gıda takviyeleri kategorilerinde ilk sıralarda yer alan Redoxon ve Supradyn, sindirim sağlığı kategorisinde ise Rennie ve Talcid.  Elenatal markamızla da hem hamilelik hem de emzirme döneminde annelere destek oluyoruz. Yine soğuk algınlığı kategorisinde bu sene tüketicilerimize sunduğumuz Aspi NATURA markamız ile öksürük şurubu ve boğaz spreyi ürünleri ile yer alıyoruz.

Dijital dönüşümün Bayer Tüketici Sağlığı için önemi nedir? Öne çıkan bir dijital projenizden söz edebilir misiniz?

Dijital dönüşüm; sektörümüzde ve tüm pazarda olduğu üzere Bayer’in de en öncelikli hedeflerinden biri. Bu amaçla özellikle; sağlık profesyonellerine ulaşırken yüz yüze iletişimin değerini bilmekle beraber; bütün dijital mecraları da piyasa dinamiklerine uygun şekilde iş modellerimize entegre ediyoruz. Bayer Tüketici Sağlığının Global Eczane Dijital Etkileşim Platformu olan Club Bayer bunun en güzel örneklerinden biri. Bu dijital mecra ile sağlık, kategori ve iş eğitimleri başta olmak üzere farklı birçok alanda eczacılarımıza bildiklerimizi aktarmayı ve bu platformu onlar için de keyifli bir deneyim haline getirerek etkin bir etkileşim kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca bunu yaparken; topluma da faydalı olmak dileğimiz. Bu platform üzerinden farklı sivil toplum kuruluşlarına da destek oluyoruz. Şu ana kadar; 1500’ün üzerinde eczanemize ulaştık, amacımız çok daha fazla eczacımızla bu güzel amaç için buluşabilmek.

Bayer’in sürdürülebilirlik planları nelerdir, bu planları ürünlerine nasıl yansıtmakta?

Sürdürülebilirlik ana gündemlerimizden biri konumunda. “Daha İyi Bir Yaşam için Bilim” misyonumuz ve “Herkes için sağlık, sıfır açlık” ilkemiz doğrultusunda bilimin gücü ile herkesin yararlanabileceği yeni bir değer yaratma olanağı sunma hedefindeyiz. Burada, değer zincirimiz boyunca ekolojik ayak izimizi azaltırken aynı zamanda da kapsayıcı büyüme yaratmaya odaklanıyoruz.

Bayer’in dört stratejik kaldıracından biri olan sürdürülebilirlik çalışmalarımızda, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini referans alıyoruz. Ticari faaliyetlerimiz aracılığıyla, insanların sağlıklı gelişimini, kaynakların korunmasını ve emisyonların azaltılmasını sağlamaya yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Gıda Güvenliği, Sağlık ve İklim Koruma gibi temel sorunlar için 2030’a kadar net hedefler belirledik. Bayer Tüketici Sağlığı’nın sürdürülebilirlik stratejisini “100 x 100” olarak tanımladığımız bir yapı üzerine kurduk. 100 milyon Euro yatırım ile 100 milyon kişiye erişeceğiz. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Bayer tüm dünyada sıfır karbon salan bir şirket haline gelecek.

Bütün fabrikaları, ofisleri ve toplam tedarik zincirini kapsayan bu hedef doğrultusunda tüm ambalajlarda geri dönüştürülebilir ve çevre dostu olanları tercih edeceğiz.

Ayrıca Bayer olarak yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmek için Dahil Olma ve Çeşitlilik kültürüne büyük önem veriyoruz. Çalışanlarımızın benzersiz kimliklerini kucaklıyoruz. Bireysel farklılıkların, yaşam deneyimlerinin, farklı bilgi, kültür ve yeteneklerin, itibar ve başarımızı beslediğini düşünüyoruz. Tüm cinsiyet, etnik köken, yetenek ve yönelime sahip çalışanların hoş karşılandıkları ve katkıda bulunabilecekleri kapsayıcı bir ortam yaratmak en büyük önceliğimiz. Bayer içinde kendimize 2030 yılına kadar tüm yönetim seviyelerinde kademeli olarak cinsiyet eşitliğini sağlama hedefini belirledik. Dahil Olma ve Çeşitlilik, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamada, öngörmede ve “Herkes için sağlık, sıfır açlık” genel vizyonumuzu gerçekleştirmede de önemli bir rol oynuyor.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu