AnasayfaGenel

Kalp Yetersizliğinde Yapay Zeka İle Önceden Tespit

 

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı yapay zekâ ile kalp yetersizliğini önceden tespit eden projenin sonuçlarını açıkladı. Tıbbi görüntüleme yapay zekâ uygulamaları için dünya pazarının 2025 yılına kadar yaklaşık 1,2 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle hayata geçirdiği, kalp yetersizliğinin erken tanısında yapay zekâ teknolojisi kullanılan “Sağlıkta Yapay Zekâ ile Dijital Dönüşüm” yenilikçi tanı protokolünün sonuçları paydaşların katıldığı basın toplantısı ile duyuruldu. Toplantıda, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, Mersin Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik, Türk Toraks Radyolojisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Recep Savaş ve AstraZeneca Orta Doğu ve Afrika Bölge Medikal Direktörü Dr. Viraj Rajadhyaksha araştırma bulgularını kamuoyu ile paylaştı.

 

2021 yılının ocak ayında Mersin Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik tarafından başlatılan ve yürütülen proje kapsamında herhangi bir nedenle Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran hastalara ait röntgen filmleri, hastalara ilişkin kişisel bilgilerden arındırıldı ve hastanenin ana sunucusundan bağımsız bir şekilde özel bir platforma yüklendi. AstraZeneca’nın Gelişmekte Olan Pazarlar Sağlık İnovasyon Merkezleri Programı kapsamında iş birliği yaptığı yapay zekâ çözümleri tedarikçisi Qure AI, kişisel bilgilerden arındırılan röntgenleri geriye dönük tarayarak analiz etti ve kalp büyümesi ve akciğer etrafında sıvı toplanması (kardiyomegali anormalikler ve plevral efüzyon) dâhil olası/şüpheli röntgenleri eş zamanlı olarak tespit etti. Kardiyologlar bu olası/şüpheli röntgenleri değerlendirdi ve anormallikleri olan hastaları ileri analiz (ekokardiyografi, BNP-ProBNP düzeylerinin tespiti vb.) ve kesin tanı için tekrar çağırdı. Yapay zekâ teknolojisi kullanılarak uygulanan bu yöntemin; tüberküloz, akciğer nodülleri ve boşluklar gibi 29 farklı parametreyi taraması nedeniyle kalp yetersizliği ile ilgili anormalliklerin tespitinin yanı sıra akciğer kanseri ve tüberküloz gibi farklı hastalıkların erken tespitinde de faydalı olacağı tahmin ediliyor.

 

“Tıbbi görüntüleme yapay zekâ uygulamaları için dünya pazarının 2025 yılına kadar 1,2 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor”

Türk Toraks Radyolojisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Recep Savaş konuşmasında tıp dünyasında yapay zekâ kullanımı ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Yapay zekâ, öğrenme ve problem çözme gibi insan bilişsel işlevlerini taklit edebilecek akıllı uygulamalar ve makineler oluşturma hedefini takip eden bir bilim alanıdır. Algoritmalar ve yazılımlar kullanarak karmaşık verilerin analizinde, yorumlanmasında ve anlaşılmasında insan bilişini taklit edebilen yapay zekâ, şu anda çeşitli sağlık ortamlarında başarıyla uygulanmaktadır. Nitekim Signify Research tarafından hazırlanan bir rapora göre, tıbbi görüntüleme yapay zekâ uygulamaları için dünya pazarının 2025 yılına kadar yaklaşık 1,2 milyar dolara ulaşacağı ve bileşik yıllık büyüme oranının yüzde 26 olduğu tahmin ediliyor. Tıbbi görüntüleme yapay zekâ pazarının çoğunluğunu (yüzde 85) ise kardiyoloji, nöroloji, meme ve pulmonoloji olmak üzere dört klinik uygulama branşı oluşturmaktadır. Bu dört klinik uygulamanın 2025 yılında toplam gelirin yüzde 82’sine halen hâkim olacağı tahmin edilmektedir.2 Ayrıca çalışmalar, akciğer nodüllerini tespit etmek için eğitilmiş bir yapay zekâ algoritmasının göğüs radyografilerinde akciğer kanseri tespitini iyileştirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Akciğer kanserlerinin sadece yüzde 16’sının erken evrede teşhis edildiği ve çoğu hastaya ileri evrede hastalık teşhisi ortaya konduğu düşünüldüğünde, hastalığı erken evrelerde tespit edebilen tarama testleri geliştirmek akciğer kanseri bakımında uzun vadeli bir hedef olmuştur.3 Ulusal Akciğer Tarama Denemesi’nde 5 bin 485 katılımcının verilerinin tanısal çalışmasında, nodül tespiti için bir yapay zekâ algoritmasının duyarlılığı ve özgüllüğü sırasıyla yüzde 86 ve yüzde 85 idi. Kanser tespiti için aynı yapay zekâ algoritması uygulandığında kötü huylu akciğer nodüllerinin tespiti için duyarlılık yüzde 94, özgüllük yüzde 83, pozitif tahmin değeri yüzde 3 ve negatif tahmin değeri yüzde 100 idi.4

 

“Projeyi ulusal çapta yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz”

Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı da, “Fakültemizde geleneksel uygulamalı tıp eğitiminin yanı sıra dünyadaki değişim ve gelişmelere uygun olarak kanıta dayalı tıp ve topluma dayalı tıp uygulamaları, mesleki beceriler, iletişim becerileri ve probleme dayalı öğrenim oturumları şeklindeki aktif eğitim çalışmalarını da içeren sistem temelli entegre eğitim programı sürdürülmektedir. Mersin Üniversitesi olarak teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor ve bu alanda gerçekleştirilen AR-GE çalışmalarını da destekliyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantıda duyduğumuz sonuçlar bizler için de oldukça gurur verici. Bu projede hedeflediğimiz en büyük başarımız, erken tedavi imkânıyla hastaların yaşam kalitesini yükseltmek ve ömürlerinin uzamasını sağlamaktı. Diğer taraftan bu proje sayesinde artık kalp yetersizliği hastalarının erken dönemde teşhis edilmesi ile kalp yetersizliği nedenli hastaneye yatışlarda azalma da sağlanabilecek.” dedi.

 

Yüzde 46 artış yaşanacağı öngörülüyor

Mersin Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik, konuşmasında projenin çıktılarını paylaşmasının yanı sıra kalp yetersizliği ile ilgili de şunları söyledi: “Kalp yetersizliği, Türkiye’de ve dünyada önemli bir sağlık sorunu olmayı sürdürüyor.5 Kalp sebepli ölümlerin öncelikli nedeni olarak kalp damar tıkanıklıkları düşünülse de olguların önemli bir kısmında ölüme damar tıkanıklığı değil, kalp yetersizliği gibi kalbin fonksiyon bozukluklarıyla seyreden hastalıklar neden oluyor.6 2030 yılına kadar kalp yetersizliğinde yüzde 46 oranında bir artış yaşanacağı öngörülüyor.5 40 yaş sonrası yaşam boyu kalp yetersizliği gelişme riski yüzde 20 olarak tahmin edilmektedir. Bu da 40 yaşı aşkın bireylerin beşte birinde kalp yetersizliği gelişebileceği anlamına geliyor.5,”

 

“Sonuçlar, erken teşhis aracı oluşturma potansiyeline sahip”

AstraZeneca Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Medikal Direktörü Dr. Viraj Rajadhyaksha yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Hastalıklarla mücadelede bilim ve sağlık çalışanlarının iş birliğinin ne kadar etkili sonuçlar yaratabileceğine ilk elden tanıklık edilen bir çalışma gerçekleştirdik. Kalp yetersizliği hastalarında erken teşhis, tedavinin planlanmasında ve hastalığın seyrinin öngörülmesinde oldukça önemlidir. Bu hastalarda hastaneye yatışları önlemek, hastalık maliyetini azaltmak ve ölümleri önlemek için erken tedaviye başlamak da hayati önem taşımaktadır. Tıpkı bugün Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile yapmış olduğumuz bu değerli projede olduğu gibi. Bu proje, birçok nedenden dolayı farklı birimlere giden hastalarda ileri düzey yapay zekâ ve makine öğrenmesi yaklaşımlarını uygulayarak, erken teşhis konulan hastaların hayatlarına dokunmaya ve doğru tedavilerle çok daha erken tanışmalarına olanak sağlayacaktır. Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlar, dünyada kalp yetersizliği için ilk kez bir erken teşhis aracı oluşturma potansiyeline sahip. Hala dünya çapında kanserden ölümlerin bir numaralı nedeni olan ve 2 milyondan fazla kişiyi etkileyen akciğer kanseri gibi yaşamı değiştiren olası hastalıklar erken teşhis sayesinde önlenebilir.1 AstraZeneca Türkiye olarak Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne koşulsuz desteğimizle sağladığımız bu projede olduğu gibi yapay zekâ ve veri kaynaklarından en iyi şekilde yararlanmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tüm bu çalışmalarımız sayesinde hastaların hayatlarını kolaylaştıracak ve yaşamlarında fark yaratacak çözümler sunmaya devam edeceğiz.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu